Malatya Şeker Fabrikası, bölge ekonomisine yaptığı katkılarla yine gündemde. 2024-2025 sezonunda 470 bin ton pancar alımı gerçekleştiren fabrika, bu devasa miktarı işleyerek 51 bin ton şeker, 137 bin ton küspe ve 17 bin ton melas üretti. Bu üretimle sadece bölgeye değil, Türkiye ekonomisine de önemli katkı sağlayan fabrika, aynı zamanda geçtiğimiz yıl yaşanan depremin yaralarını sarmada da kritik bir rol oynadı.
Deprem Döneminde Misafirhane ve Lojistik Merkezi Oldu
2023 yılında yaşanan yıkıcı depremde Malatya Şeker Fabrikası, bölge halkının sığınağı haline geldi. Bin 200 çadır kurarak 10 bin kişiye ev sahipliği yapan ve lojistik merkezi olarak kullanılan fabrika, zorlu sürecin ardından yeniliklerle üretime ara vermeden devam etti. Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, "Deprem sonrası teknik eksiklikler giderildi, çalışanlarımızın fedakârlıklarıyla fabrika yeniden ayağa kalktı. İki yıldır hiçbir üretim sorunu yaşanmıyor," dedi.
Kalifiye Eleman Sorunu Ciddi Bir Tehdit
Fabrikanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri, kalifiye iş gücünün emeklilik yaşına ulaşmış olması. Başkan Murat, “Kalifiye eleman sıkıntısı çözülmezse, üretim ciddi şekilde etkilenir. Bu sorun acilen ele alınmalı,” diyerek uyarıda bulundu.
Bölge Ekonomisinin En Büyük Güçlerinden Biri
Malatya Şeker Fabrikası, kayısıdan sonra Malatya ekonomisinin en büyük girdisini sağlıyor. Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Adıyaman, Sivas, Malatya ve Gaziantep’ten alınan pancarlar, bin 250 aile tarafından 80 bin dekarlık alanda yetiştirildi. Fabrika ayrıca, yılda 50-60 bin kişiye istihdam sağlayarak bölge ekonomisine önemli katkılar sunuyor.
Geleceğe Yatırım: Revizyon ve Yenilikler Yolda
Deprem sonrası teknik altyapıda yapılan yeniliklerle üretime hız kesmeden devam eden fabrika, bu yıl da yeni bir revizyon süreci planlıyor. Başkan Murat, "Teknik eksikliklerin giderileceği bu süreçle fabrikamızın üretim kapasitesi daha da güçlenecek," dedi.

Malatya Şeker Fabrikası, üretimiyle Türkiye ekonomisine güç katmaya devam ederken, zorluklara rağmen bölgesel kalkınmanın ve dayanışmanın sembolü olmayı sürdürüyor.





