Akçadağ’da deprem sonrası Emlak Konut tarafından yapılan yeni çarşıdaki iş yerlerinin dağılımı bazı esnafların tepkisine neden oldu. Bir araya gelen esnaf, eski iş yerlerinin bulunduğu konum ile kendilerine tahsis edilen yeni dükkânlar arasında önemli farklılıklar bulunduğunu savundu.

Akçadağ Esnaf Odası Başkanı Serdal Karakayış, yaklaşık 20-25 esnafın dağılım nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirterek, temel sorunun cephe ve konum farklılıklarından kaynaklandığını söyledi.

Karakayış, “Yaklaşık 20-25 tane mağdur esnafımız var. Buradaki temel problem cephe farkı. Esnafımız yıllarca hangi noktada ticaret yaptıysa, hangi cephede dükkânı varsa yine kendi yerine veya mümkün olduğunca yakın bir yere verilmesini istiyor. İnsanların beklentisi bu. Ön cephede olanın arka tarafa, başka yerde olanın farklı bir noktaya verilmesi ister istemez mağduriyet oluşturuyor” dedi.

“Esnaf Proje Aşamasında Bilgilendirilmedi”
Esnaf Ümit Karakuş ise yeni çarşının proje aşamasında esnafla yeterli istişare yapılmadığını öne sürdü.

Karakuş, “Akçadağımıza yapılan Emlak Konut ev ve iş yerlerinin proje aşamasında esnafımıza projeyle ilgili yeterli bilgi verilmedi. Akçadağ Belediye Başkanımız ve Emlak Konut yetkilileri bu süreçte esnafla daha fazla istişare etmiş olsaydı bugün bu sorunların büyük bölümü yaşanmazdı. Bizim düşüncemiz, iş yerleri planlanırken mevcut esnafın konumu ve eski dükkânlarının yapısı dikkate alınmalıydı” diye konuştu.

Yeni projede cephe farklılıklarının ciddi sorun oluşturduğunu belirten Karakuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “İş yerleri uzunlamasına ve mevcut düzene daha uygun şekilde planlansaydı birçok esnaf mağdur olmazdı. Şimdi ön cephede dükkânı bulunan esnafın arka cephede, arka tarafta bulunan esnafın da ön cephede yeri çıkmış durumda. Bu sadece yer meselesi değil. Ticari değer, müşteri hareketliliği ve yıllardır oluşmuş bir düzen var. İnsanlar gece gündüz çalışıp, tırnağıyla kazıyıp bu dükkânları aldı. Şimdi işlek noktadaki bir esnafa kuytu bir yerde dükkân verildiğinde aynı ekonomik değerden söz etmek mümkün olmuyor.”

Karakuş, yetkililerin konuyu yeniden değerlendirmesini istediklerini belirterek, “Biz kimsenin hakkını istemiyoruz. Tek istediğimiz kendi hakkımızın korunması. Belediye Başkanımızdan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden ve ilgili bütün kurumlardan esnafın mağduriyetini giderecek bir çözüm bekliyoruz. Bu konuya vicdanen ve hakkaniyetle yaklaşılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Dağıtım Yeniden Gözden Geçirilsin”
Akçadağ Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Battal Yardımcı da esnafa daha önce eski iş yerlerine yakın konumlarda dükkân verileceğinin ifade edildiğini belirtti.

Yardımcı, “Burada herkesin gözü önünde mevcut durum ortada. Sayın Bakanımız Murat Kurum’un açıklamalarında iş yerlerinin eski yerlerinin yaklaşık 5 metre altında veya 5 metre üstünde verileceği yönünde ifadeler olmuştu. Esnafımız da buna göre bir beklenti içerisine girdi. Ancak bugün baktığımızda bazı esnafların çok farklı noktalara verildiğini görüyoruz” dedi.

Dağılımın tekrar ele alınmasını isteyen Yardımcı, “Kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz. Burada yıllarca ticaret yapan insanların emeği var. İş yerlerinin cephesi, bulunduğu nokta ve ticari değeri önemli. Bunların yeniden gözden geçirilmesini, esnafın görüşünün alınmasını ve hakkaniyetli bir dağıtım yapılmasını talep ediyoruz. İnsanlar depremde zaten büyük kayıplar yaşadı. Yeniden ayağa kalkmaya çalışırken bir de iş yeri konusunda mağduriyet yaşamamalı” diye konuştu.

“10 Metre Denildi, 200 Metre Uzağa Verilen Yerler Var”
Başpınar Mahallesi Muhtarı Mehmet Torun da dağılımda eski iş yerlerinin cephe durumunun yeterince dikkate alınmadığını savundu.

Torun, “Bir esnafın yan yana üç dükkânı ön cephedeyse üçünü birden arkaya vermek yerine, en azından iki tanesini mevcut cephesine yakın, bir tanesini başka noktaya vermek gibi çözümler üretilebilirdi. Böyle yapılmış olsaydı bu kadar mağduriyet oluşmazdı” dedi.

Proje ve dağılım sürecinde yerel aktörlerle daha fazla istişare yapılması gerektiğini ifade eden Torun, “Bize başlangıçta eski yerin 10 metre sağı veya solu olabilir denilmişti. Fakat bugün baktığımızda 150 metre, 160 metre hatta 200 metre farklı noktaya verilen esnaflar var. Ön cephede yıllardır ticaret yapan birini arka tarafa verdiğinizde aynı şartlardan söz edemeyiz. Oranın müşteri potansiyeli, ekonomik değeri, görünürlüğü farklı” diye konuştu.

Torun, “Esnafın itirazı başka birinin yerini almak değil. Herkes kendi hakkına en yakın şekilde yerini istiyor. Bu nedenle dağılımın yeniden ele alınması ve vatandaşın da sürece dahil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu Anahtarları Bu Şekliyle Kabul Etmiyoruz”
Akçadağ esnafından Ali İmer ise deprem sonrası yaşadıkları sıkıntıların ardından yeni iş yeri dağılımının esnaf açısından ikinci bir mağduriyet oluşturduğunu ileri sürdü.

İmer, “Akçadağ esnafı depremde zaten büyük bir felaket yaşadı. Şimdi biz bunu ikinci bir mağduriyet olarak görüyoruz. Defalarca söyledik; bu işler masa başında sadece projeye bakılarak yapılmamalı. Akçadağ’ın ticari yapısını, hangi sokağın işlek olduğunu, hangi dükkânın ne kadar değer taşıdığını burada yaşayan esnaf bilir” dedi.

Daha önce esnafla birlikte hareket edileceği yönünde açıklamalar yapıldığını savunan İmer, “Bizim beklentimiz projelerin esnafla istişare edilerek şekillenmesiydi. Bir toplantıda projenin esnafla birlikte ele alınacağı söylendi. Ancak daha sonra proje değişti ve bugün ortaya çıkan tablo birçok kişiyi memnun etmedi” ifadelerini kullandı.

Dağılıma ilişkin bağımsız bir değerleme yapılmasını isteyen İmer, şöyle konuştu: “Ben bütün esnaf arkadaşlarımız adına söylüyorum; biz bu anahtarları bu haliyle teslim almak istemiyoruz. Biz bilirkişi tayin edilmesini istiyoruz. Nasıl tarımsal bir afette eksper geliyor, zararı ölçüyor ve bir değer belirliyorsa burada da iş yerleri için aynı şey yapılmalı. Eski dükkânın metrekaresi, cephesi, ticari konumu ve ekonomik değeri neyse yeni verilen yer de buna göre değerlendirilmelidir. Biz adil bir ölçüm ve hakkaniyetli bir çözüm istiyoruz.”

“Hak Sahibi Olduğum Halde Dükkân Çıkmadı”
Esnaf Hikmet Algan da hak sahibi olduğunu ancak kendisine yeni projede iş yeri verilmediğini ileri sürdü.

Algan, “Biz bu projeyi bu haliyle kabul etmiyoruz. Ben hak sahibi olduğum halde bana dükkân çıkmadı. Eski iş yerimiz vardı, burada ticaret yapıyorduk. Şimdi yeni dağılımda adımızı göremiyoruz. Bizim talebimiz çok açık; hak sahipliği dosyalarımız yeniden incelensin. Bir eksiklik veya hata varsa ortaya çıkarılsın. Yetkililerden bu mağduriyetimize bir çözüm bekliyoruz” dedi.

“Adımız Bile Geçmiyor”
Esnaf Metin Önal ise deprem öncesinde 85-87 metrekare civarında bir dükkâna sahip olduğunu belirterek kendisine yeni çarşıda iş yeri tahsis edilmediğini söyledi.

Önal, “Benim yaklaşık 85-87 metrekare dükkânım vardı. Emlak Konut geldi, buralar yıkıldı. Bize yerinde veya eski yerimize yakın şekilde iş yeri verileceği söylendi. Şimdi baktığımızda bizim adımız bile geçmiyor. Dükkânımız vardı, hak sahibiyiz ama karşılığında bir yer göremiyoruz” diye konuştu.

Yaşadığı belirsizlik nedeniyle ne yapacağını bilmediğini ifade eden Önal, “Biz zaten depremden sonra ekonomik olarak büyük sıkıntı yaşadık. İş yerimizi kaybettik, uzun süre ticaret yapamadık. Şimdi yeniden işimizin başına dönmek isterken bir de böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Dosyamızın yeniden incelenmesini ve hakkımız olan yerin verilmesini istiyoruz” dedi.

“Eski Dükkânımla Verilen Yer Arasında Büyük Değer Farkı Var”
Esnaf Hamdi Karakuş ise deprem öncesinde dört dükkânının bulunduğunu, kendisine tahsis edilen yeni iş yerlerinin eski konum ve değerleriyle örtüşmediğini ileri sürdü.

Karakuş, “Benim aşağıda dört tane dükkânım vardı. Şimdi bana burada iki dükkân bodrum katta veriliyor, başka bir noktada da bir dükkân gösteriliyor. Benim eski dükkânlarımın bulunduğu yerde ise başka esnaflara yan yana dükkânlar verilmiş. Eğer bu dağıtım kura ile yapıldıysa bunun nasıl olduğunu anlamak istiyoruz. Çünkü bazı kişilere yan yana üç dükkân verilirken benim dükkânlarım farklı yerlere dağıtılmış” dedi.

Depremde ciddi kayıplar yaşadığını belirten Karakuş, “Ben Malatya’da iki dairemi kaybettim. İki baba evimiz yıkıldı. Burada dört dükkânım yıkıldı. İş yerlerimizin içinden bir şey çıkaramadık. Zaten büyük bir kayıp yaşadık. Şimdi yeniden ayağa kalkmaya çalışırken bizim eski dükkânımızın değerine karşılık çok daha düşük ticari değeri olan bir yer verilmesini kabul etmekte zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Karakuş, eski iş yeri ile kendisine önerilen yeni yer arasında ciddi değer farkı bulunduğunu savunarak, “Benim eski dükkânım bugün 5-6 milyon lira değerindeyse, bana verilen yerin aynı değerde olmadığını düşünüyorum. 100 metrekareye yakın dükkânı olan insanlarla çok küçük iş yeri olanların aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir. Biz kimsenin hakkını istemiyoruz. Sadece kendi hakkımızın adaletli şekilde verilmesini istiyoruz. Yetkililer gelsin, yerinde görsün ve bu dağılımı yeniden incelesin” diye konuştu.

Esnaflar, yeni çarşıdaki iş yeri dağılımının eski iş yerlerinin konumu, metrekaresi, cephe durumu ve ticari değeri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.